Masal Odası
Uyku Masalları

Pati ve Sessiz Fener

Pati, ışığı yastığına vuran Sessiz Fener’den vazgeçmek istemez. Annesinin desteğiyle hem sevdiği ışığa hem de uykusuna yer açacak bir yol bulur.

4-7 yaş 6 dakika Uyku öncesine uygun Tarayıcı seslendirmesi

Okuma süresi tahminidir; okuma hızına ve verilen aralara göre değişebilir.

Masalı okumaya geç

Pati ve Sessiz Fener
Tarayıcı seslendirmesi Pati ve Sessiz Fener
0:00 —
Yeni hız sonraki seslendirme bölümünde uygulanır.
Okuma görünümü

Pati, Papatya Tepesi’ndeki evlerinin halısına son tahta yaprağı da yerleştirdi. Küçük kedinin yaptığı oyuncak bahçe, yatağının ayak ucuna kadar uzanıyordu. Tam ortasında ise Sessiz Fener duruyordu. Pati feneri iki patisiyle kavradı, yatağının yanındaki alçak masaya koydu. İçindeki bal rengi ışık, yorganın üzerine kocaman bir papatya düşürdü.

Pencerenin dışında papatyaların beyaz yaprakları kapanıyordu. Akşamın son aydınlığı, evlerin çatılarına ince bir çizgi bırakmıştı. Pati burnunu yorganına sürttü, sonra yeniden doğruldu. Uykusu biraz vardı ama oyununu bitirmek istemiyordu. Fenerin ışığında, tahta yapraklardan bir yol daha yapabilirdi.

Sessiz Fener gündüzleri pencerenin önünde dururdu. Camının içindeki küçük taş, gün ışığını toplar; akşam olunca bal renginde parlardı. Tahta gövdesinin bir yanında papatya biçiminde bir açıklık vardı. Işık en çok oradan süzülürdü. Papatyalı bölümün altında da pürüzsüz, yuvarlak bir halka bulunurdu. Fenerin ne çıtırtısı vardı ne de tıkırtısı.

Annesi yumuşak bir minder alıp yatağın yanına oturdu.

— Oyuncak bahçen yatağına kadar gelmiş, dedi.

— Yolunu biraz daha uzatabilirim, dedi Pati. — Ya da fenerimin yanında otururum. Şimdi uyumak istemiyorum.

Annesi acele etmedi. Minderini düzeltti, patilerini dizlerinin üzerine koydu.

Pati yastığını kabartıp başını koydu. Fenerden çıkan ışık çiçeği bu kez tam burnunun ucundaydı. Gözünü açınca yastığındaki parlak yaprakları görüyordu. Başını öbür yana çevirdi ama sevdiği fenere de arkasını dönmek istemedi. Yeniden oturdu, yorganın kenarıyla oynadı.

— Fenerim burada kalsın istiyorum, dedi. — Ama ışık yüzüme gelince rahat edemiyorum.

Annesi Pati’nin yanına biraz daha yaklaştı. İkisi de bir süre ışık çiçeğine baktı.

— Işığın nerede olmasını isterdin? diye sordu annesi.

Pati hemen cevap vermedi. Önce yastığına, sonra fenerin durduğu masaya baktı. Masanın geniş, düz yüzeyinde fener için bolca yer vardı. Ardından odasının açık renkli duvarını inceledi. Orada, yatağının yanında boş bir bölüm vardı.

O öğleden sonra güneş tam o duvara vurmuştu. Pati de minderini duvarın dibine çekip tahta yapraklarını ayırmıştı. Sarı olanları bir yana, yeşil olanları bir yana koymuştu. Güneşin aydınlattığı köşede oynamak güzeldi. Şimdi de fenerin ışığı orada durabilirdi. Yastığı ise daha loşta kalırdı.

Pati bir süre düşündükten sonra duvarı gösterdi.

— Papatya buraya baksa? Ben de yatağımdan onu görebilirim.

Sonra annesine döndü.

— Feneri birlikte çevirebilir miyiz? Sen altını tutar mısın?

— Elbette, dedi annesi. — Sen nereye bakacağını seç, ben burada tutayım.

Annesi fenerin düz tabanını tuttu. Pati de iki patisini yuvarlak halkanın üzerine yerleştirdi. Halkayı yavaşça çevirince papatyalı bölüm de onunla birlikte döndü. Fener, alçak masanın üzerinde olduğu yerde kaldı. Işık çiçeği önce yorganın kenarından geçti, sonra halıya uzandı. Pati onu gözleriyle izledi. Biraz daha çevirince papatya duvarda belirdi.

Duvardaki çiçek, yastığındakinden daha büyüktü. Yapraklarının kenarları biraz silikti; sanki sarı bir boya kalemiyle çizilmişti. Odanın geri kalanına incecik bir aydınlık yayılıyordu. Pati halkayı bıraktı. Annesi de elini tabandan çekti. Sessiz Fener, papatyasını artık duvara uzatıyordu.

— Şimdi yatağımdan bakacağım, dedi Pati.

Yorganın altına girip yanağını yastığına koydu. Bu kez yüzüne ışık gelmiyordu. Gözlerini kapattı, sonra bir kere açtı. Duvardaki papatya hâlâ oradaydı. Fenerin yerini değiştirmeden hem yastığını rahat bırakmış hem de sevdiği ışığı yanında tutmuştu.

— Tam burası olsun, dedi. — Işığı azıcık görüyorum. Bu bana yetiyor.

Annesi gülümseyip yorganın aşağı kayan ucunu düzeltti.

Pati yatağın ayak ucundaki oyuncak bahçesine baktı. Tahta yapraklar bıraktığı gibi duruyordu. Yolun bittiği yerde küçük bir boşluk vardı; oraya sabah bir papatya daha koyabilirdi. Yorganın altından bir patisini çıkardı. Sonra duvardaki çiçeğe bakıp onu yeniden yorganına soktu.

— Bahçem de burada kalsın mı? diye sordu.

— Kalabilir, dedi annesi. — Sabah yine oynarsın.

Pati, yorganın altından bir patisini çıkarıp havada küçük bir daire çizdi.

— Yarın yol buradan dönecek. Sonra papatyanın çevresinde dolaşacak.

Annesi onun gösterdiği yere baktı.

— Duvardaki çiçek de bahçene komşu oldu, dedi.

Pati’nin hoşuna gitti bu. Halıda tahta bir bahçe, duvarda ışıktan bir çiçek vardı. İkisine de yatağından bakabiliyordu.

Bir süre odada yalnızca yorganın hafif hışırtısı duyuldu. Pati patilerini sıcak örtünün altına çekti. Annesinin minderi yatağın hemen yanındaydı; uzansa ona dokunabilirdi. Pati bir patisini uzattı, annesi de onu tuttu.

— Biraz daha yanımda oturur musun?

— Otururum.

Pati başını yastığın serin yerine çevirdi. Artık feneri seyretmek için doğrulmasına gerek yoktu.

Annesi çok hafif bir ezgi mırıldanmaya başladı. Pati bu ezgiyi biliyordu; bazen çamaşırlar katlanırken, bazen penceredeki çiçekler sulanırken duyardı. Bir sözü yoktu. İncecik yükselir, sonra yine yavaşça alçalırdı. Pati de bir an ona katıldı. Son ses ağzında küçük bir esnemeye dönüştü.

— Papatya orada kalsın, diye mırıldandı.

— Orada, dedi annesi.

Pati bir kez daha duvara baktı. Bal rengi yapraklar kıpırdamıyordu. Gözleri kapanınca da papatyanın orada olduğunu biliyordu. Yastığı serindi, yorganı sıcaktı, annesi yanı başındaydı. Sabah yapacağı yolun nasıl döneceğini düşündü. Sonra düşüncesi yarım kaldı. Başını yastığına biraz daha bıraktı.

Pencerenin dışında Papatya Tepesi akşamın sessizliğine yerleşti. Evin içinde oyuncak bahçe olduğu gibi bekledi. Sessiz Fener’in ışığı duvarda kaldı; yastığa uzanmadı. Pati’nin patisi gevşedi, kulağı yastığına yaslandı. Annesi ezgisini bitirdiğinde küçük kedi çoktan uykuya dalmıştı. Duvardaki yumuşak papatya, odasını usulca aydınlatmayı sürdürdü.