Masal Odası
Eğitici Masallar

Arda ve Oyuncakların Yeni Rafı

Arda, Fısıldayan Çayır'da sevdiği tahta kuşu ararken Oyuncakların Yeni Rafı'nın yardımını keşfeder ve oyuncaklarını küçük gruplarla düzenler.

5-8 yaş 8 dakika Tarayıcı seslendirmesi

Okuma süresi tahminidir; okuma hızına ve verilen aralara göre değişebilir.

Masalı okumaya geç

Arda ve Oyuncakların Yeni Rafı
Tarayıcı seslendirmesi Arda ve Oyuncakların Yeni Rafı
0:00 —
Yeni hız sonraki seslendirme bölümünde uygulanır.
Okuma görünümü

Arda, Fısıldayan Çayır'ın yumuşak otları arasına diz çökmüş, bir elinde sarı tahta tekerleği, öteki elinde çizgili kumaş topu tutuyordu. Etrafında oyuncaklar küçük bir yağmur gibi yere yayılmıştı. Arda, renk renk parçaların arasında sevdiği oyuncağı, Mavi Kanat adını verdiği küçük tahta kuşu arıyordu. Mavi Kanat'ın bir kanadı açık mavi, öteki kanadı gökyüzü rengi koyu maviydi. Arda onu avucuna alınca sanki cebinde minicik bir neşe taşıyormuş gibi hissederdi. Şimdi avucu boştu.

Çayırın ince otları hafifçe kımıldadı. Yaprakların arasından yumuşak sesler yükseldi. Fısıldayan Çayır, çocukların neşeli konuşmalarını, ayak seslerini ve oyuncakların çıkardığı küçük tıkırtıları saklardı. O gün çayırın kenarında yeni bir eşya vardı: Oyuncakların Yeni Rafı.

Raf, açık renkli tahta dallardan yapılmıştı. Üç geniş gözü ve en üstünde küçük bir sepeti vardı. Her gözün önünde kolayca anlaşılabilecek bir işaret bulunuyordu. Bulut işareti yumuşak oyuncakları, yuvarlak işaret tekerlekli oyuncakları, küp işareti ise yapım parçalarını gösteriyordu. Küçük sepetin üzerinde de yıldız şekli vardı. Çocuklar, bu rafı görünce oyuncaklarına daha kolay yer bulacaklarını düşünmüşlerdi.

Arda ve arkadaşları bütün öğleden sonra çayırda oynamıştı. Kumaş top bir yana yuvarlanmış, tahta parçaları papatyaların yanına dağılmış, küçük arabalar otların arasında kalmıştı. Mavi Kanat da oyun boyunca Arda'nın yanında uçan bir kuş gibi elden ele dolaşmıştı. Oyun bitince Arda onu son kez bir tahta kutunun üzerine koyduğunu hatırlıyordu. Sonra arkadaşlarıyla birlikte su içmek için ağacın gölgesine gitmişti. Geri döndüğünde Mavi Kanat görünürde yoktu.

Arda önce yere eğilip bütün oyuncaklara aynı anda bakmaya çalıştı. Bir oyuncağı kaldırıyor, sonra onu unutup başka bir oyuncağa uzanıyordu. Renkler birbirine karışıyor, tahta parçaları kumaşların altında kayboluyordu. Arda bir an durdu. İçinde küçük bir acele duygusu vardı ama Mavi Kanat'ı bulmak için sakin kalması gerektiğini anladı.

Tam o sırada papatyanın arkasından Çıtı adında minicik bir çayır faresi çıktı. Çıtı'nın kulaklarının ucunda iki beyaz tüy bulunurdu. Arda'yı izleyip başını yana eğdi.

“Her şeyi birden arayınca gözlerin yoruluyor,” dedi Çıtı. “İstersen önce küçük bir grup seçebilirsin.”

Arda, elindeki kumaş topa baktı. Sonra gülümsedi.

“Önce yumuşak oyuncakları ayıracağım,” dedi. “Onları bulut işaretinin olduğu yere koyacağım. Sonra başka gruba geçerim.”

Arda yere oturdu ve kumaş oyuncakları tek tek seçmeye başladı. Çizgili topu, yumuşak sarı tavşanı, keçe yıldızı ve pamukla doldurulmuş küçük bulutu yan yana koydu. Her birini bulut işaretli göze taşıdı. Oyuncakları üst üste sıkıştırmadı; her birine rahatça durabileceği kadar yer bıraktı. En son rafın önünden geri çekilip baktı. Yumuşak oyuncaklar artık birbirini gizlemiyordu.

Mavi Kanat orada değildi.

Arda'nın omuzları biraz düştü ama vazgeçmedi. “Henüz bulamadım,” dedi. “Şimdi tekerlekli oyuncaklara bakacağım.”

Bu kez kırmızı tahta arabayı, yeşil halkayı, sarı tekerleği ve küçük mavi vagonu seçti. Oyuncaklar otların arasından çıkıp birer birer yuvarlak işaretli göze yerleşti. Arda, kırmızı arabayı yerine koyarken arabanın arkasına takılmış ince bir ip gördü. İpi de dikkatlice çözüp küçük sepetin içine bıraktı. Böylece oyuncaklar birbirine takılmadan durabildi.

Rafın tahtaları güneş ışığında bal rengine dönüştü. Fısıldayan Çayır'ın sesi biraz daha belirginleşti. Otlar, Arda'nın yaptığı küçük düzeni izliyormuş gibi hışırdadı. Arda bu sesi dinlerken içinde geniş bir boşluk açıldığını fark etti. Yerdeki oyuncaklar azaldıkça aradığı kuşu bulabileceği yerler de çoğalıyordu.

Sırada tahta parçaları vardı. Arda önce büyük küpleri bir araya getirdi. Sonra üçgenleri, ince çubukları ve yuvarlak yapım parçalarını seçti. Her parçayı küp işaretli göze taşıdı. Birkaç parça rafın arkasında kalmıştı. Arda onları da bulup getirdi. Çıtı, küçük burnuyla bir tahta çubuğu gösterdi.

“Bu da diğerlerinin yanına gitmek istiyor,” dedi.

Arda çubuğu aldı. “Haklısın. Arkada tek başına kalmış.”

Tahta parçaları da yerini bulduğunda çayırın ortasında geniş, temiz bir alan oluştu. Arda şimdi yere daha rahat bakabiliyordu. Papatyaların arasındaki küçük taşlar, güneşin altında parlayan çiy damlaları ve az önce fark etmediği ince mavi bir ip görünür oldu. Arda ipin ucunu takip etti. İp, yuvarlak bir oyuncak davulun altına uzanıyordu.

Arda davulu iki eliyle kaldırdı. Altında Mavi Kanat duruyordu.

“Buldum seni!” diye fısıldadı.

Mavi Kanat'ın açık mavi kanadı biraz tozlanmıştı. Arda onu önce yumuşak bir bezle sildi. Sonra tahta kuşu avuçlarının arasında tuttu. Onu hemen cebine koymak yerine bir süre baktı. Ararken oyuncakları karıştırmış, sonra küçük gruplar halinde yerlerine koymuştu. Şimdi kuşun saklandığı yeri görebilmesinin nedeni, yerde daha geniş ve düzenli bir alan kalmasıydı.

Mavi Kanat için rafın en üstündeki yıldız işaretli küçük sepete uzandı. Fakat sepetin içine koymadan önce durdu. Orada başka küçük oyuncaklar da vardı. Arda, kuşun yanına sığabileceği açık bir yer seçti ve onu dikkatlice yerleştirdi. Mavi Kanat, yıldızın altında sessizce durdu. Sanki uzun bir uçuşun ardından rahat bir dala konmuş gibiydi.

“Artık yerini biliyorum,” dedi Arda. “Oyun bitince seni buraya getirebilirim.”

Çıtı, rafın ayağının yanına oturdu. “Bugün birçok oyuncak da kendi yerini buldu,” dedi.

Arda rafın üç gözüne baktı. Bulut işaretli yerde yumuşak oyuncaklar, yuvarlak işaretli yerde tekerlekli oyuncaklar, küp işaretli yerde yapım parçaları duruyordu. Her oyuncak görünür, her raf kolayca ulaşılır olmuştu. Arda'nın içi, Mavi Kanat'ı bulduğu için olduğu kadar, çayırın yeniden oyun için hazırlandığını gördüğü için de ısındı.

Güneş alçalmaya başlayınca Arda eve dönmek üzere ayağa kalktı. Çıtı da papatyanın yanındaki yuvasına doğru ilerledi. Arda birkaç adım attıktan sonra geri dönüp Oyuncakların Yeni Rafı'na baktı. Mavi Kanat yıldız işaretinin altında onu bekliyordu.

Ertesi gün Arda yine Fısıldayan Çayır'a geldi. Bu kez önce Mavi Kanat'ı aldı ve çayırın ortasında küçük bir oyun kurdu. Tahta kuş, kumaş topun üzerinden uçtu, kırmızı araba onu izledi, tahta küpler de altında minik bir köprü oluşturdu. Oyun bitince Arda bir anda her şeyi kaldırmaya çalışmadı. Önce yumuşak oyuncakları topladı, sonra tekerlekli olanları, en son tahta parçalarını yerine koydu. Mavi Kanat'ı da yıldız işaretli sepete bıraktı.

Çayırın otları usulca sallandı. Rafın tahtaları güneşte parladı. Arda, sevdiği oyuncağın yerini bilmenin güzel olduğunu düşündü. Daha da güzeli, her oyuncağın rahatça durabileceği bir yer hazırlamaktı. Sonra Çıtı'yla birlikte papatyaların arasına oturdu ve Fısıldayan Çayır'ın sakin sesini dinledi. Çayır, yeni bir oyuna hazırdı; Oyuncakların Yeni Rafı da bütün oyuncaklarını sıcak bir sessizlikle bekliyordu.