Minik Fil ve Sakinlik Kavanozu
Yıldız Bahçesi’nde Sakinlik Kavanozu’nun kapağı sıkışınca Minik Fil durup nefes alıyor, Pati’den yardım istiyor ve güvenli bir çözüm buluyor.
Okuma süresi tahminidir; okuma hızına ve verilen aralara göre değişebilir.
Minik Fil, Yıldız Bahçesi'ndeki alçak taşın üstünde duran Sakinlik Kavanozu'na iki hortumunu uzattı. Kavanozun içinde mavi yıldız taşları ve gümüş ışıklar vardı. Bugün çimenlerin arasında bulduğu küçük sarı yıldız taşını kavanoza koymak istiyordu. Kapağı çevirdi. Kapak kıpırdamadı. Biraz daha çevirdi. “Gıcır!” diye ses çıktı; kavanoz yana doğru kaydı.
Minik Fil kavanozu düşmeden tuttu ve onu taşın ortasına bıraktı. Sonra sarı yıldızı avucunda sımsıkı tuttu. Kulakları ısındı. Yanakları kabardı. İçinde büyük, hızlı bir davul çalıyordu. “Açıl artık!” dedi kapağa. Kapağı yeniden çekti. Olmadı. Ayağını yere sertçe vurmak istedi. Tam o sırada kavanozun içindeki mavi yıldızlar birbirine çarptı ve hızlı hızlı döndü.
Minik Fil yıldızlara baktı. Sakinlik Kavanozu, duygular çok büyüdüğünde hemen bir çözüm bulmuyordu. İçindeki yıldızlar sadece dönüyor, sonra yavaşça dibe iniyordu. Minik Fil de bir an durdu. Ayağını yere indirdi. Sarı yıldızı taşın üzerine koydu. Hortumunu karnına yaklaştırdı. “Kızgınım,” diye fısıldadı. Bu sözü söyleyince davulun sesi biraz uzaklaştı.
Burnundan çiçek koklar gibi nefes aldı. Sonra ağzından sıcak çorbayı üfler gibi verdi. Bir kez daha yaptı. Bahçedeki beyaz çiçekler hafifçe sallandı. Minik Fil, kavanozdaki yıldızların da yavaşladığını gördü. Kapağı hemen zorlamak yerine ona bakmayı seçti. Kapağın kenarında minicik bir mor çiçek yaprağı sıkışmıştı. “Demek kapak bu yüzden dönmüyor,” dedi.
Ama yaprak çok küçüktü. Minik Fil onu hortumunun ucuyla çekmeye çalıştı. Yaprak yerinden oynamadı. Kızgınlık yeniden kabardı. Hortumunu havaya kaldırdı; kapağı güçlüce çekmek üzereydi. Sonra kavanozun taşın üzerinde güvenle durduğunu ve sarı yıldızın yanında beklediğini gördü. “Dur,” dedi kendine. “Önce yardım isteyebilirim.”
O sırada Pati Kaplumbağa, papatya yapraklarının arasından geldi. Sırtında yuvarlak, yeşil bir yaprak taşıyordu. “Merhaba Minik Fil. Yüzün biraz sıkılmış görünüyor,” dedi. Minik Fil hemen cevap vermedi. Bir nefes daha aldı. Sonra, “Kapağı açamıyorum. Çok kızdım. Bana bakar mısın?” diye sordu. Pati başını salladı. “Elbette. Birlikte yavaşça bakabiliriz.”
Minik Fil, Pati'nin yanında diz çöktü. “Kavanozu ben tutayım mı?” diye sordu. Pati, “Önce onu düz taşın ortasına koyalım. Böylece kaymaz,” dedi. Minik Fil iki hortumuyla kavanozu dikkatle kavradı. Onu taşın ortasına koydu. Pati de yanına oturdu. İkisi kapağa yakından baktı. Mor yaprağın bir ucu kapağın altına kıvrılmıştı.
Pati, “Bunu sertçe çekersek yaprak yırtılabilir,” dedi. Minik Fil sarı yıldıza baktı, sonra kapağa. “Yavaşça çıkaralım,” dedi. Yumuşak bir çimen yaprağını aldı. Pati kavanozu sabit tuttu. Minik Fil çimen yaprağıyla mor yaprağın ucuna dokundu. Biraz itti, biraz bekledi. Mor yaprak usulca dışarı çıktı. Kapak artık rahatça dönebiliyordu.
Minik Fil kapağı iki hortumunun arasına aldı. Birden çekmedi. Önce küçük bir nefes verdi, sonra yavaşça çevirdi. “Çıt!” Kapak açıldı. İçerideki mavi yıldızlar suda ışıldadı. Minik Fil sarı yıldızı dikkatle içeri bıraktı. Yıldız suya değince küçük halkalar oluştu. Mavi yıldızlar bir süre döndü; sonra yeniden sakin sakin dibe indi.
Minik Fil, sarı yıldızın yanına bakarak gülümsedi. “Başardım,” dedi. Sonra Pati'ye döndü. “Önce çok kızdım. Ayağımı vurmak istedim. Sonra durdum, nefes aldım ve senden yardım istedim.” Pati, “Kavanozu güvenli bir yere koyup yavaşça açtın,” dedi. “Sen de çözümün bir parçası oldun.” Minik Fil bunu duyunca kulaklarını neşeyle salladı.
Akşam ışığı Yıldız Bahçesi'ne yayılırken başka dostlar da geldi: minik Tavşan Lila, benekli Uğur Böceği Mimo ve sessizce yürüyen Salyangoz Sulu. Hepsi kavanozun içindeki yeni sarı yıldıza baktı. Lila, “Ne parlak!” dedi. Minik Fil kapağı bu kez hemen kapatmadı. İçindeki yıldızların yavaşlamasını bekledi. Sonra kapağı hafifçe çevirdi.
Mimo, “Kavanoz neden parlıyor?” diye sordu. Minik Fil, “Yıldızlar suyun içinde dönüyor. Biz de onlara bakıp biraz bekliyoruz,” dedi. Pati, “Bazen bir iş istediğimiz gibi gitmeyince içimizde büyük bir gürültü olur,” diye ekledi. Minik Fil başını salladı. “Gürültü gelince hemen çekiştirmeyeceğim. Önce durup bakacağım. Gerekirse yardım isteyeceğim,” dedi.
Sonra Minik Fil sarı yıldızı bulduğu çimenlerin yanına gitti. Pati'nin verdiği yeşil yaprağı kavanozun yanına, süs olarak bıraktı. Hiçbir şeyi aceleyle çekmedi. Bahçe sessiz değildi; kuşlar ötüyor, yapraklar fısıldıyordu. Ama Minik Fil'in içindeki davul artık yumuşak bir tıkırtıya dönüşmüştü.
Yıldızlar gökyüzünde tek tek görünürken Minik Fil ve Pati taşın yanına oturdu. Kavanozun içindeki mavi ve sarı yıldızlar, ay ışığında küçük noktalar gibi parladı. Minik Fil hortumunu karnına koydu. Bu kez kızgın değildi; yine de yavaş bir nefes aldı. Pati de ona eşlik etti. İkisi nefeslerini çiçeklerin kokusuna karıştırdı.
Minik Fil, “Kavanozun kapağı sıkışınca bir çözüm buldum,” dedi. Pati, “Evet. Kendine nazik davrandın ve güvenli bir yol seçtin,” diye karşılık verdi. Minik Fil, sarı yıldızın ışığına bakarak gülümsedi. Yıldız Bahçesi o gece sıcacık bir sessizlikle parladı. Sakinlik Kavanozu ise taşın üzerinde durdu; içindeki yıldızlar dönüp durdu, sonra usulca yerlerine indi.