Masal Odası
Eğitici Masallar

Arda ve Dürüstlük Işığı: Renkli Yaş Halkası Masalı

Arda, dördüncü yaş günü için hazırlanan Renkli Yaş Halkası'na boya dökünce önce üzülür. Sonra gerçeği söyleyip yardım ister ve ortaya herkesin sevdiği yeni bir renk çıkar.

4-6 yaş 6 dakika Tarayıcı seslendirmesi

Okuma süresi tahminidir; okuma hızına ve verilen aralara göre değişebilir.

Masalı okumaya geç

Arda ve Dürüstlük Işığı: Renkli Yaş Halkası Masalı | Eğitici Masallar
Tarayıcı seslendirmesi Arda ve Dürüstlük Işığı: Renkli Yaş Halkası Masalı
0:00 —
Yeni hız sonraki seslendirme bölümünde uygulanır.
Okuma görünümü

Arda, annesi Derya ve babası Cem ile birlikte güneş alan, çiçek kokulu bir evde yaşardı. Evlerinin önünde küçük bir avlu vardı. Avlunun ortasında da yuvarlak bir tahta pano dururdu. Bu panoya Renkli Yaş Halkası denirdi.

Mahalledeki çocuklar her doğum günlerinde bu halkaya kendi yaşlarını anlatan bir renk eklerdi. Bir yaş için pembe, iki yaş için mavi, üç yaş için yeşil kullanılmıştı. Dört yaşa gelen çocuklar ise halkaya güneş sarısı bir çizgi eklerdi.

Arda'nın dördüncü yaş günü gelmişti. O sabah Derya, avluya küçük bir masa koydu. Masanın üzerine yumuşak ekmekler, elma dilimleri ve tarçın kokulu kurabiyeler yerleştirdi. Cem de Renkli Yaş Halkası'nı dikkatle masanın yanına taşıdı.

Arda, elindeki sarı boya kabına bakıp gülümsedi. Bugün halkaya kendi rengini ekleyecekti. Sarı boya ona sabah güneşini, sıcak battaniyeleri ve annesinin gülümsemesini hatırlatıyordu.

Derya, Arda'ya fırçayı uzattı. Arda küçük adımlarla panonun yanına gitti. Önce fırçayı boyaya batırdı. Sonra dikkatle kaldırdı. Tam sarı çizgiyi çizecekken ayağı masanın kumaşına hafifçe takıldı.

Boya kabı yana doğru eğildi. Sarı boya, Renkli Yaş Halkası'nın üzerine döküldü. Bir kısmı mavi çizgiye, bir kısmı da kırmızı çizgiye yayıldı. Renkler birbirine karıştı. Mavi ile sarının arasında yeşil, kırmızı ile sarının arasında turuncu bir alan oluştu.

Arda olduğu yerde kaldı. Kalbinin içinde minicik bir düğüm hissetti. Halkayı bozmak istememişti. Gözlerini yere indirdi. Acaba boya dökülmemiş gibi davranabilir miydi? Sonra bunun iyi bir fikir olmadığını düşündü. Çünkü Derya ile Cem ona her zaman gerçeği söyleyebileceğini hissettirirdi.

Arda derin bir nefes aldı. Önce annesine, sonra halkaya baktı. Derya'nın yanına gitti ve yavaşça konuştu: Anne, boya kabını ben devirdim. İstemeden oldu. Çok üzüldüm. Yardım eder misin?

Derya hemen Arda'nın yanına çömeldi. Yüzünde kızgınlık yoktu. Elini Arda'nın elinin üzerine koydu. Arda, bunu söylemen çok iyi oldu, dedi. Boya dökülmüş. Şimdi birlikte ne yapabileceğimize bakalım.

Arda'nın içindeki düğüm biraz gevşedi. Derya önce onun ellerine baktı. Elleri temizdi, sadece bir parmağında küçük bir sarı leke vardı. Sonra Cem'i çağırdılar. Cem yumuşak bir bez, temiz su ve birkaç boya fırçası getirdi.

Tam o sırada Renkli Yaş Halkası'nı hazırlayan Suna Usta da avluya geldi. Arda, ona da olanları anlattı. Suna Usta halkaya dikkatle baktı. Mavi, sarı, kırmızı, yeşil ve turuncu renkler yan yana duruyordu.

Suna Usta gülümsedi. Bu halka artık önceki halinden farklı, dedi. Ama farklı olması kötü olduğu anlamına gelmez. Renklerin buluştuğu yerleri güzel bir çizgiyle belirginleştirebiliriz.

Arda, Suna Usta'nın sözlerini dinlerken halkaya yeniden baktı. Gerçekten de karışan renkler yumuşak ve canlı görünüyordu. Yine de dökülen boyanın kenarlarını düzeltmek gerekiyordu.

Hep birlikte çalışmaya başladılar. Derya bezle tahtanın temiz kalan yerlerini sildi. Cem, taşan renklerin çevresine ince bir çizgi çizdi. Suna Usta, altın renginde küçük bir boya getirdi. Arda da fırçayı bu kez iki eliyle tuttu.

Arda önce küçük bir kâğıtta deneme yapmak istedi. Derya kâğıdı masaya koydu, Arda da üstüne kısa bir çizgi çizdi. Fırçayı biraz kaldırınca çizgi inceldi. Arda kâğıdı halkanın yanına tuttu. İnce çizginin renkleri kapatmadığını görünce gülümsedi; şimdi nereden başlayacağını daha iyi biliyordu.

Arda, karışan renklerin çevresine yavaşça altın rengi bir çizgi çekti. Çizgi, güneş vurdukça parlıyordu. Maviyle sarının yanında yeşil, kırmızıyla sarının yanında turuncu ışıldıyordu.

Arda bu çizgiye Dürüstlük Işığı adını verdi. Çünkü boya döküldüğünde önce üzülmüş, sonra gerçeği söylemişti. Gerçeği söyleyince herkes onun yanında durmuş ve birlikte güzel bir çözüm bulmuştu.

Öğleden sonra avluya mahalledeki çocuklar geldi. Arda, Renkli Yaş Halkası'nın önünde durdu. Sarı çizgiyi gösterdi. Sonra renklerin karıştığı bölümleri anlattı. Ben boyayı devirdim, dedi. İstemeden oldu. Söylemek biraz zor geldi ama yardım isteyince bunu birlikte düzelttik.

Çocuklar halkaya baktı. Nil, en çok turuncu bölümü sevdiğini söyledi. Cem, yeşil rengin bahar yapraklarına benzediğini düşündü. Derya da Arda'nın çizdiği altın çizginin güneş gibi parladığını söyledi.

Arda, sarı boyadan küçük bir parça daha aldı ve dördüncü yaş çizgisini tamamladı. Bu kez eli sakindi. Renkli Yaş Halkası'nda artık yalnızca yaşların renkleri değil, Arda'nın dürüstçe söylediği bir gerçeğin ışığı da vardı.

Akşam olduğunda avlu sessizleşti. Arda annesiyle birlikte pencerenin önünde oturdu. Dışarıda ay yükselirken halkadaki altın çizgi, günün son ışığını tutuyordu.

Arda annesine sarıldı. Bugün biraz zorlandım, dedi. Ama sonra içimdeki ışığı dinledim.

Derya onun saçlarını okşadı. O ışık hep senin içinde, dedi. Bazen onu fark etmek için durup derin bir nefes almak yeter.

Arda gözlerini kapattı. Ertesi gün Renkli Yaş Halkası'na bakan herkesin Dürüstlük Işığı'nı göreceğini düşündü. Sonra huzurla uyudu. Çünkü küçük bir yanlışın, sevgiyle ve dürüstçe anlatıldığında yeni bir güzelliğe dönüşebileceğini öğrenmişti.