Masal Odası
Uyku Masalları

Lina ve Rüya Bahçesi

Lina, Rüya Bahçesi'nin resmini başucuna koymak ister. Akşam kapanan bir papatya, annesiyle paylaştığı sakin saatlerde ona yeni bir çizim fikri verir.

6-8 yaş 6 dakika Uyku öncesine uygun Tarayıcı seslendirmesi

Okuma süresi tahminidir; okuma hızına ve verilen aralara göre değişebilir.

Masalı okumaya geç

Lina ve Rüya Bahçesi
Tarayıcı seslendirmesi Lina ve Rüya Bahçesi
0:00 —
Yeni hız sonraki seslendirme bölümünde uygulanır.
Okuma görünümü

Lina, bahçedeki alçak, yuvarlak masaya mavi bir kâğıt serdi. Annesi yanına otururken yeşil boyasıyla kıvrımlı bir yol çizdi. Yolun iki yanına yuvarlak taşlar kondurdu. Masanın hemen önündeki beyaz papatya, akşam rüzgârında yavaşça sallanıyordu.

Burası, Işık Vadisi'ndeki evlerinin arkasında duran Rüya Bahçesi'ydi. İçinde küçük bir elma ağacı, naneler ve türlü çiçekler vardı. Bu bahçenin taşları, gündüz topladıkları ışığı akşamları minicik altın benekler hâlinde salardı. Gün batarken ağacın gölgesi bahçenin üstüne yumuşacık bir örtü gibi uzanırdı. Lina en çok bu saatlerde annesiyle burada oturmayı severdi.

O akşam, bahçenin resmini çizip başucuna koymak istemişti. Yolu çizmiş, elma ağacının dallarını tamamlamıştı. Şimdi sıra en sevdiği papatyadaydı. Gündüz gördüğünde çiçek, sarı ortasının çevresine beyaz ışınlar dizmiş gibi görünüyordu. Lina da onu kâğıdının tam ortasına çizecekti.

Beyaz boya kalemini eline aldı. Papatyaya baktı, sonra biraz daha yakından baktı. Az önce yana doğru uzanan beyaz yapraklar yukarı doğru toplanıyordu. Sarı orta artık pek görünmüyordu. Çiçek, yavaş yavaş küçücük bir topa benzemişti.

Lina boyayı kâğıda değdirmeden durdu.

— Anne, papatyam kapanıyor. Ben onu açık çizecektim.

Sesinin ucunda küçük bir hayal kırıklığı vardı. Kâğıdındaki yol, ağacın altından geçip boş bir yere varıyordu. Lina oraya kocaman bir papatya koymayı düşünmüştü. Şimdi çizimini nasıl bitireceğini bilemedi.

Bir süre ellerini dizlerinde tuttu. Bahçedeki çiçeğe baktı. Onun yapraklarını eliyle açmayı düşündü ama dokunmadı. Papatyanın olduğu yerde kalmasını istiyordu. Annesine döndü.

— Yeniden açılması için bir şey yapmamız gerekiyor mu?

Annesi de çiçeğe baktı.

— Hayır. Bazı çiçekler akşam olunca böyle kapanır. Bu papatya da onlardan biri. Sabah ışığında yeniden açılır.

— Ama benim resmimde yeri boş kaldı.

— İstersen resmi yarın tamamlayabilirsin, dedi annesi.

Lina bunu düşündü. Yarın çizmek mümkündü. Ama bu akşamın resmini bu akşam bitirmek istiyordu. Önündeki papatyaya bir kez daha baktı. Beyaz yaprakların toplandığı yer, annesinin yastık ucuna koyduğu küçük mendile benziyordu. Gündüz gördüğü çiçek kaybolmamıştı. Yalnızca başka türlü görünüyordu.

Lina beyaz boyasını kaldırdı.

— Ben onu böyle çizebilirim. Akşam hâliyle!

Kâğıda, tepesi yuvarlak küçük bir şekil çizdi. Altına ince bir sap ve iki yeşil yaprak ekledi. Sonra resmini papatyaya doğru tuttu. Kâğıttaki çiçek biraz eğriydi; bahçedeki de rüzgârla yana eğilmişti. Lina gülümsedi.

Tam o sırada rüzgâr kâğıdın bir köşesini kaldırdı.

— Şuradan tutar mısın anne?

Annesi köşeyi usulca tuttu. Lina, çiçeğin yanına daha küçük bir papatya çizdi. O da kapanmıştı. İkisinin arasına, gündüz bahçede gördüğü yuvarlak bir taşı ekledi. Taşın üstünde ince bir çizgi vardı. Lina o çizgiyi de unutmadı. Yanına sarı boyasıyla minicik bir ışık beneği koydu.

— Bu taş bizim masaya benziyor, dedi. Çiçekler de yan yana oturmuş.

Annesi resme baktı.

— Evet, birbirlerine pek yakınlar.

Lina bu kez elma ağacının altına iki küçük minder çizdi. Biri kendisi, biri annesi içindi. Başta yalnızca papatyayı düşünmüştü ama resimde birlikte geçirdikleri akşam da görünmeye başlamıştı. Son bir kez etrafına baktı. Nane yaprakları kıpırdadı. Bir serçe, elma ağacındaki dalına yerleşti.

Lina boyaları kutularına koydu. Annesi kâğıdı iki ucundan tuttu; Lina da masadaki kalemleri topladı. Birlikte eve yöneldiler. Kapıya varmadan Lina arkasına döndü. Bahçedeki papatya artık iyice kapanmıştı. Onu yeniden açmaya gerek yoktu. Kâğıdında, tam gördüğü gibi bir papatya vardı.

İçeride sabunun köpükleri Lina'nın parmaklarının arasında küçük bulutlar oluşturdu. Elindeki yeşil boya izi suyla birlikte akıp gitti. Dişlerini fırçalarken annesi resmini odasına götürdü. Lina da fırçasını yerine koyup yumuşak pijamalarını giydi. Pijamasının kolunda sarı bir ay vardı.

Odasına girdiğinde annesi, resmi nereye koymak istediğini sordu. Lina, yatağının yanındaki küçük ahşap kartlığı gösterdi. Oradan resmin tamamı görünüyordu. Kâğıdı kartlığa birlikte yerleştirdiler. Mavi kâğıdın üstündeki beyaz papatyalar, lambanın ışığında belli belirsiz parlıyordu.

Lina yatağına girip yorganını dizlerine çekti. Oyuncak tavşanını kolunun yanına yatırdı. Annesi yatağın kenarına oturunca biraz yer açtı. Pencereden görünen gökyüzü koyu mavi olmuştu. Bahçedeki elma ağacının birkaç dalı da pencerenin alt köşesinde duruyordu.

— Resmimdeki yol nerede bitiyor, biliyor musun? diye sordu Lina.

— Nerede?

— Şu iki minderde. Orada oturup papatyalara bakıyoruz.

Annesi gülümsedi. Lina, kâğıttaki iki küçük minderi parmağıyla uzaktan gösterdi. Sonra resimde olmayan bir şeyi hatırladı: Bahçedeyken annesinin eli, kâğıdın köşesini tutmuştu. Lina elini yorganın üstüne koydu. Annesi de kendi elini onun yanına bıraktı. İkisi bir süre konuşmadan oturdular.

Lina'nın gözleri yavaşça ağırlaştı. Annesi yorganını omuzlarına kadar çekti.

— İyi geceler, küçük ressamım.

— İyi geceler anne. Papatyaya da iyi geceler.

Boyalar kutularında, kâğıt kartlığında duruyordu. Lina başını yastığa bıraktı. Annesi alnına bir öpücük kondurup lambanın ışığını kıstı. Koridordaki yumuşak aydınlık kapının aralığından içeri süzüldü.

Dışarıda Rüya Bahçesi'nin yaprakları hafifçe hışırdadı. Lina gözlerini kapatırken aklında mavi bir kâğıt, beyaz bir papatya ve yan yana duran iki minder vardı. Işık Vadisi'nin üstüne gece yerleşti. Küçük odada, resimdeki yol da Lina'nın düşünceleri de usulca dinlendi.