Duru ve Birlikte Kurulan Oyun
Duru, sarı kamyonunu hemen paylaşmak istemez. Mavi Dere'de Ece'yle bir yol ve iki ev yaparken, ikisinin de severek katıldığı bir oyun kurar.
Okuma süresi tahminidir; okuma hızına ve verilen aralara göre değişebilir.
Duru, Mavi Dere'deki büyük ağacın altına serilen örtüye oturdu. Sarı oyuncak kamyonunu iki eliyle tuttu. Bir tekerleğini parmağıyla çevirdi. Tekerlek usulca döndü. Duru kamyonu örtünün üzerinde biraz ileri sürdü.
Annesi hemen yanında oturuyordu. Örtünün bir köşesinde büyük, yumuşak oyuncak küpler vardı. Mavi bir kumaş da küplerin yanındaydı. Dere, çimenlerin ötesinde usulca akıyordu. Duru kamyonunu dizinin yanına çekti. Bugün ona bir yol yapmak istiyordu.
Ece, elinde geniş bir oyuncak kutusuyla geldi. Kutunun içinden kırmızı bir küp çıkardı. Duru'nun yanına oturdu.
— Buraya bir ev yapacağım, dedi.
Duru başını salladı.
— Ben de kamyonuma yol yapacağım.
Ece küpleri dizip küçük bir ev yaptı. Evinin önü boş kaldı. Sarı kamyona baktı.
— Kamyonu ben de sürebilir miyim?
Duru kamyonunu kendine yaklaştırdı. Ellerini üstünde tuttu. Daha onunla oynamak istiyordu. Ama Ece'nin de yanında kalmasını istiyordu.
Duru bir süre tekerleğe baktı. Ağzını açtı, sonra kapattı. Kamyonu henüz vermek istemiyordu. Başını kaldırıp Ece'ye baktı.
— Şimdi vermek istemiyorum, dedi. Biraz daha ben süreceğim.
Ece ellerini kendi dizlerinin üstüne koydu.
— Tamam. Ben evimi yaparım.
Duru'nun elleri biraz gevşedi. Kamyonu örtüye bıraktı ama elini üzerinden çekmedi. Ece, evinin önünde geniş bir kapı yeri bıraktı. Sonra mavi kumaşı aldı.
— Bu da evin önündeki yol olsun.
Kumaşı örtünün üzerine dümdüz serdi.
Duru kumaşın ucuna baktı. Kamyonu o yolda rahatça gidebilirdi. Kumaşın öbür ucunda Ece'nin evi vardı. Duru, kamyonu kumaşın başına koydu.
— Ben kamyonu süreyim, dedi. Sen de yolu yapar mısın?
— Yaparım. Evime bir şey getirsin mi?
— Getirsin!
Ece kutudan büyük, yeşil bir küp çıkardı.
— Bu, evimin minderi olsun.
Duru küpü kamyonun kasasına koydu. Tam sığmıştı. Parmaklarıyla küpe hafifçe dokundu.
— Minder hazır, dedi.
Ece evin önündeki boş yeri gösterdi.
— Burada durabilir.
Duru kamyonu yavaşça sürdü.
— Brrr...
Ece de alçak sesle ona katıldı.
— Brrr...
Kamyon mavi yolun üstünden geçti. Duru evin önüne gelince durdu. Küpü almak için elini uzattı. Sonra Ece'ye baktı.
— Minderi sen indirir misin?
Ece yeşil küpü iki eliyle aldı. Evin içine yerleştirdi.
— Geldi! Şimdi evimde minder var.
Duru boş kasaya baktı. Sonra kamyonu yolun başına geri götürdü. Ece'nin evini gösterdi.
— Benim de küçük bir evim olsun.
— Yanıma yapalım, dedi Ece.
Birlikte kutuya uzandılar. Duru sarı bir küp seçti. Ece kırmızı küpü getirdi. Küpleri yan yana koydular. Duru aralarında kamyonun geçeceği kadar yer bıraktı. Yeni evin önünde de boş bir yer vardı. Duru o yere avucuyla hafifçe dokundu.
— Kamyonum burada dursun.
Ece mavi kumaşın ucunu yeni eve doğru çevirdi. Duru öbür ucunu tuttu. İki evin arasında bir yol uzandı. Bir ucu Duru'nun önündeydi, bir ucu Ece'nin.
— Şimdi iki eve de gidebilir, dedi Ece.
Duru gülümsedi. Kumaşın bir ucuna, sonra öbür ucuna baktı. İki ev de yola yakındı.
Duru kamyonunu park yerine sürdü. Ellerini dizlerine koydu. Bir süre yaptıkları evlere baktı. Artık kamyonu Ece'nin de sürmesini istiyordu.
— Şimdi sen sürmek ister misin? diye sordu.
Ece hemen kamyonu almadı.
— İsterim. Sen ne yapacaksın?
— Ben de bu kez yük koyacağım.
Duru kamyonu Ece'nin önüne bıraktı.
— Önce senin eve gitsin, sonra benimkine gelsin, dedi.
— Olur, dedi Ece.
Duru kutudan büyük, turuncu bir küp seçti. Onu kamyonun kasasına yerleştirdi.
— Bu da benim evimin minderi.
Ece küpün düşmemesi için kamyonu yavaşça itti.
Duru eliyle yolu gösterdi. Ece kamyonu mavi kumaşın üstünde sürdü. Önce kendi evinin yanında durdu. Sonra Duru'nun evine geldi.
— Minder geldi!
Duru turuncu küpü aldı. Evinin içine koydu. Ardından boş kamyonu gösterdi.
— Burada biraz dinlensin mi?
— Dinlensin, dedi Ece.
Kamyon iki evin arasındaki boş yerde durdu. Duru ile Ece yanına oturdu. Duru evine baktı. Ece'nin evinde de kendi evinde de birer minder vardı. Mavi yol ikisinin önünden geçiyordu. Birlikte koydukları küpler örtünün üstünde renk renk duruyordu.
Ece geniş oyuncak kutusunu yan çevirdi.
— Burası da kamyonun evi olsun mu?
Duru kutunun içine baktı. Kamyon rahatça sığardı.
— Olsun. Kapısı bize baksın.
Kutuyu birlikte yola yaklaştırdılar. Duru bir yanından, Ece öbür yanından tuttu. Sonra ikisi de ellerini çekti. Kutunun açık yanı yolun tam karşısındaydı.
Duru, kamyonun ön tekerleklerine dokundu. Ece arka tarafına elini koydu.
— Birlikte park edelim mi? dedi Duru.
— Edelim.
İkisi de kamyonu usulca ileri itti. Sarı kamyon kutunun içine girdi. Duru eğilip baktı.
— Tam oldu!
Ece de yanından baktı.
— Yolu da burada.
Annesi örtünün boş köşesine iki bardak su koydu. Duru ile Ece yanına oturup su içti. Kamyon, evler ve mavi yol hâlâ önlerindeydi. Duru bardağını annesine verdi. Sonra oyuna dönüp iki evi parmağıyla gösterdi.
— Bu senin evin. Bu da benim evim.
Ece sarı kamyonu gösterdi.
— Bu da ikisine gidiyor.
Duru gülümseyerek başını salladı. Kamyonunu hâlâ çok seviyordu. Şimdi yanında Ece'nin yaptığı ev de vardı. Küçük ellerini örtünün üstüne koydu. Ağaçtan hafif bir yaprak sesi geldi. Sarı kamyon gölgede duruyor, iki arkadaş da yan yana oturuyordu.