Masal Odası
Eğitici Masallar

Arda ve Dostluk Kutusu: Renkli Yaş Halkası Masalı | Eğitici Masallar

6 yaş masalları için uygun, sıcak ve sakin bir dostluk masalı. Arda, sınıftaki yeni arkadaşına yer açmayı öğrenirken Dostluk Kutusu rengarenk bir halkaya dönüşür.

5-7 yaş 5 dakika Sesli anlatım
Arda ve Dostluk Kutusu: Renkli Yaş Halkası Masalı | Eğitici Masallar
Yelda ile sesli masal Arda ve Dostluk Kutusu: Renkli Yaş Halkası Masalı | Eğitici Masallar Sırada: Deniz Yıldızı ve Çiçek Üfleyen Ejderha: Renkli Yaş Halkası Masalı | Macera Masalları
0:00 7:03
Okuma görünümü

Sabah güneşi, Arda'nın sınıfındaki küçük masaların üzerine yumuşacık düşüyordu. Pencere kenarında sardunya çiçeği vardı. Raflarda boya kalemleri, küçük tahta bloklar ve üstünde mavi kurdele bağlı bir kutu duruyordu.

Bu kutunun adı Dostluk Kutusu'ydu.

Öğretmenleri Elif, kutunun içine her hafta küçük renkli halkalar koyardı. Her halka, sınıfta yapılan nazik bir davranışı hatırlatırdı. Sarı halka paylaşmayı, yeşil halka beklemeyi, mavi halka dinlemeyi, pembe halka ise güzel söz söylemeyi anlatırdı.

Arda o gün kutuya yeni bir halka eklemek istiyordu. Çünkü altı yaşına girdiğinden beri sınıftaki büyük çocuklardan biri olduğunu düşünüyor, kendine küçük ama önemli bir görev arıyordu.

O sırada kapı açıldı. İçeriye, elinde çilek desenli küçük çantasıyla Lina girdi. Lina sınıfa yeni başlamıştı. Gözleri merakla etrafa bakıyor, parmakları çantasının askısını sıkıca tutuyordu.

Elif öğretmen gülümseyerek, “Bugün aramıza Lina katılıyor,” dedi. “Ona sınıfımızı birlikte gösterebiliriz.”

Arda hemen ayağa kalktı. “Ben göstereyim!” dedi.

Lina, Arda'nın yanına geldi. Arda ona kitap köşesini, hamur masasını ve oyuncak sepetini gösterdi. Sonra en sevdiği yere, pencere yanındaki blok rafına götürdü.

“Burada kule yapıyoruz,” dedi Arda. “Ben genelde en uzun kuleyi yaparım.”

Lina küçük bir gülümsemeyle, “Ben de köprü yapmayı severim,” dedi.

Arda'nın aklına o anda kendi planı geldi. Bugün çok yüksek bir kule yapacak, sonra Elif öğretmenden sarı bir halka isteyecekti. Çünkü blokları arkadaşlarıyla paylaşacaktı. Ama Lina köprü yapmak isteyince Arda'nın içi biraz karıştı.

“Önce kule yapalım,” dedi Arda. “Köprü sonra olur.”

Lina başını salladı ama sesi biraz inceldi. “Ben yalnızca iki blokla küçük bir köprü denesem?”

Arda rafın önünde durdu. Kırmızı blokları, mavi blokları, uzun tahta parçalarını saydı. Kulesi için hepsine ihtiyacı varmış gibi hissetti. Göğsünde minik bir düğüm oluştu.

“Bunlar bana lazım,” dedi sessizce.

Lina bir adım geri çekildi. “Tamam,” dedi. Sonra kitap köşesine gitti ve yere oturdu.

Sınıfta oyun sesi devam etti ama Arda'nın kulesi istediği gibi yükselmedi. Blokları üst üste koydu, kule yana eğildi. Bir blok düştü, sonra bir tane daha. Arda kaşlarını çattı.

Elif öğretmen yanına geldi. “Kulen zorlanıyor gibi,” dedi yumuşak bir sesle.

Arda başını salladı. “Çünkü uzun parçalar dengede durmuyor.”

Elif öğretmen rafın yanındaki boş yere baktı. “Bazen bir kule, yanında bir köprü olunca daha sağlam durabilir.”

Arda hiçbir şey söylemedi. Kitap köşesindeki Lina'ya baktı. Lina bir kitabın sayfasındaki resme bakıyordu ama parmağı hâlâ çantasının askısındaydı.

Arda'nın göğsündeki düğüm biraz daha belirgin oldu. Bu kez düğüm kızgın değildi; daha çok, “Bir şey eksik kaldı,” diyen bir duyguydu.

Arda birkaç blok aldı ve Lina'nın yanına gitti.

“Lina,” dedi. “Ben bütün blokları almak istedim. Kulem uzun olsun diye. Ama sen köprü yapmak istedin. İstersen birlikte deneyelim mi?”

Lina gözlerini kaldırdı. “Gerçekten mi?”

“Evet,” dedi Arda. “Sen köprüyü yap. Ben de kuleyi köprünün yanına kurayım. Belki ikisi bir yol olur.”

Lina'nın yüzü aydınlandı. İkisi blok rafının önüne döndü. Lina iki uzun parçayı dikkatle yerleştirdi. Arda kırmızı bloklardan küçük ayaklar yaptı. Köprü önce sallandı, sonra düzeldi. Arda kulesini köprünün yanına kurdu. Kule bu kez daha kısa oldu ama yanında köprüyle birlikte çok güzel göründü.

“Bu kule nereye bakıyor?” diye sordu Lina.

Arda düşündü. “Dostluk Kutusu'na,” dedi.

Lina güldü. “O zaman köprü de oraya gitsin.”

Birlikte bloklardan kutuya doğru küçük bir yol yaptılar. Yolu gören diğer çocuklar da yaklaştı. Deniz bir mavi blok getirdi. Mina küçük yuvarlak bir parça ekledi. Herkes sırayla bir şey koydu. Sınıfın ortasında rengarenk, sakin bir yol oluştu.

Elif öğretmen Dostluk Kutusu'nu aldı. “Bugün kutuya hangi halka yakışır?” diye sordu.

Arda önce sarı halkayı düşündü. Sonra Lina'ya baktı. Lina köprünün yanındaki küçük boşluğu düzeltiyordu.

“Mavi halka,” dedi Arda. “Çünkü Lina'nın köprü yapmak istediğini dinlemeyi biraz geç hatırladım ama sonra dinledim.”

Elif öğretmen mavi halkayı kutudan çıkardı. “Bunu ikiniz birlikte takmak ister misiniz?” diye sordu.

Arda ve Lina halkayı kurdeleye geçirdiler. Mavi halka diğer halkaların yanında parladı. Sarı, yeşil, pembe ve mavi halkalar yan yana durunca küçük bir gökkuşağına benzediler.

Lina, “Bu halka yeni arkadaş halkası gibi,” dedi.

Arda gülümsedi. “Bir de yol halkası. Çünkü köprüden kutuya kadar geldik.”

O gün sınıf toplanırken Arda kulesinin çok uzun olmadığını fark etti. Ama buna üzülmedi. Çünkü kule, köprü ve yol birlikte daha güzeldi. Ayrıca Lina artık kitap köşesinde yalnız oturmuyordu. Blokların yanına küçük bir çanta koymuş, Arda'ya yeni bir fikir anlatıyordu.

“Yarın köprünün altına nehir yapabiliriz,” dedi Lina.

“Olur,” dedi Arda. “Ama önce kaç mavi blok gerektiğini birlikte sayalım.”

Gün biterken Elif öğretmen Dostluk Kutusu'nu rafa yerleştirdi. Kutunun kurdelesindeki renkli halkalar sessizce sallandı. Arda montunu giyerken mavi halkaya bir kez daha baktı.

İçindeki düğüm çözülmüştü.

Yerine küçük, sıcak bir sevinç gelmişti. Arda artık biliyordu: Bazen en güzel oyun, kendi düşünceni biraz yana açınca ve bir arkadaşın fikrine de yer verince başlıyordu.