Ay Işığını Toplayan Minik Tilki
Lina, ormandaki dostlarının güzel rüyalar görebilmesi için ay ışığını paylaşmanın yolunu arıyor.
Gece, Çınar Ormanı'nın üzerine yumuşacık bir battaniye gibi serilmişti. Minik tilki Lina yuvasının önüne oturmuş, gökyüzündeki yuvarlak aya bakıyordu. Ay o kadar parlaktı ki eğrelti otlarının ucunda gümüş renkli noktalar dans ediyordu.
Lina o gece uyumakta zorlanıyordu. Tam içeri girecekken çalılıkların arasından küçük bir hıçkırık duydu. Sesin geldiği yere gittiğinde kirpi Pıtı'yı buldu.
“Neden üzgünsün?” diye sordu Lina.
Pıtı, “Yuvam çok karanlık. Karanlık olunca aklıma bütün gün yaptığım yanlışlar geliyor ve uyuyamıyorum,” dedi.
Lina başını kaldırıp aya baktı. “Belki sana biraz ay ışığı götürebiliriz.”
İkisi önce bir kavanoz buldu. Lina kavanozu aya doğru tuttu, Pıtı da kapağını hızla kapattı. Fakat yuvaya vardıklarında kavanozun içi yine karanlıktı. Sonra geniş bir yaprağı ay ışığına çevirdiler. Yaprak parladı ama gölgeye girince ışıltısı kayboldu.
Tam vazgeçeceklerdi ki yaşlı kaplumbağa Tıkır yanlarına geldi. “Ay ışığını bir kaba koyamazsınız,” dedi. “Ama onun size hatırlattığı güzel şeyleri yanınızda taşıyabilirsiniz.”
Lina biraz düşündü. Sonra Pıtı'nın yuvasına küçük, açık renkli taşlardan bir yol yaptı. Yolun iki yanına gece kokan çiçekler koydular. Lina, o gün Pıtı'nın ormandaki yavru kuşlara elma taşıdığını hatırlattı. Tıkır da Pıtı'nın kendisine dereyi geçerken yardım ettiğini anlattı.
Pıtı'nın yüzü yavaşça gülümsedi. “Demek bugün yalnızca yanlışlar yapmadım.”
“Hepimiz bazen yanlış yaparız,” dedi Lina. “Sonra öğrenir, ertesi gün yeniden deneriz.”
Üç arkadaş yuvanın girişine oturdu. Yaprakların arasından süzülen ay ışığı, taşların üzerinde küçük bir yol gibi parlıyordu. Pıtı derin bir nefes aldı. Önce günün güzel anlarını düşündü, sonra yarın düzeltebileceği bir şeyi seçti.
Lina eve dönmeden önce ona küçük bir söz verdi: “Ay görünmese bile güzel anılar burada olacak.” Kalbinin üzerini işaret etti.
O geceden sonra ormandaki hayvanlar uyumadan önce birbirlerine günün en güzel anını anlatmaya başladılar. Ay ışığını kavanoza koyamadılar ama iyiliği paylaştıkça bütün yuvalar biraz daha aydınlandı.
Pıtı gözlerini kapattığında dışarıdaki ay hâlâ gökyüzündeydi. İçerideyse sakin, sıcak ve güvenli bir ışık vardı. Çok geçmeden Çınar Ormanı'nda yalnızca yaprakların fısıltısı duyuldu.