Masal Odası
Hayvan Masalları

Tavşan Lale ve Yeşil Patikanın Dostları

Tavşan Lale’nin hazırladığı oyun yolu, yoncaların arasındaki küçük bir keşifle değişir. Bulut Köprüsü’nde hem arkadaşlara hem de doğanın minik sakinlerine yer vardır.

8 yaş 6 dakika Tarayıcı seslendirmesi

Okuma süresi tahminidir; okuma hızına ve verilen aralara göre değişebilir.

Masalı okumaya geç

Tavşan Lale ve Yeşil Patikanın Dostları
Tarayıcı seslendirmesi Tavşan Lale ve Yeşil Patikanın Dostları
0:00 —
Yeni hız sonraki seslendirme bölümünde uygulanır.
Okuma görünümü

Tavşan Lale, Bulut Köprüsü’nün yanındaki oyun alanında tebeşir kutusunu açtı. Köprünün bulut biçimli korkuluklarının gölgesi, düz yürüyüş yoluna düşüyordu. Lale gölgenin kenarına geniş bir başlangıç çemberi çizdi. Bugün arkadaşı Kirpi İpek için yeni bir seksek yolu hazırlayacaktı. Çemberler kum havuzunu dolanacak, en son büyük bankın önüne ulaşacaktı.

Bankta, parkın bahçıvanı Kaplumbağa Suna Teyze’nin yeşil kaplı defteri duruyordu. Kapağında “Yeşil Patikanın Dostları” yazıyordu. Suna Teyze defteri o sabah Lale’ye vermişti. İçinde kuşların, çiçeklerin ve mevsimle değişen ağaçların çizimleri vardı. Son sayfa bomboştu. Lale oraya oyunun yolunu çizmeyi düşünüyordu; böylece İpek ertesi gün de aynı oyunu kurabilecekti.

İlk üç çember kolayca sığdı. Dördüncüsünü bankın önündeki düz taşa çizecekti. Arada yalnızca dar bir ot şeridi vardı. Lale oraya adım atacakken yonca yaprağında bir damla gördü. Damlanın içinde küçücük bir bulut parlıyordu. Biraz ötede mor bir çiçek açmıştı. Lale daha önce burayı yalnızca yeşil bir köşe sanmıştı.

Çömelince yaprakların arasında bir salyangoz gördü. Kabuğundaki ince çizgi, küçük bir yol gibi kıvrılıyordu. Yakındaki fidanın gölgesi de otların üstüne düşmüştü. Bir kelebek mor çiçeğe kondu, kanatlarını usulca kapattı. Lale birkaç dakika önce yalnızca üzerinden geçmeyi düşündüğü yerde şimdi gözünü nereye çevireceğini şaşırıyordu.

Ayağını geri çekti. İpek’le buradan atlarken yoncalara basabilir, salyangozun yoluna çıkabilirlerdi. Çemberleri yalnız yürüyüş yoluna çizmeyi denedi ama dönüşte yeterli yer kalmadı. Tebeşirin ucunu avucunda çevirdi. Kafasında kurduğu oyunun tam ortası eksik kalmıştı. Hazırladığı sürprizi değiştirmek zorunda olmak canını biraz sıktı.

İpek, elinde sarı bir tebeşirle geldiğinde Lale yarım kalmış yolu gösterdi.

“Buradan geçince oyun tamamlanıyor ama bak, burada kimler var.”

İpek yoncaların yanına çömeldi.

“Ben buranın boş olduğunu sanıyordum.”

“Ben de.”

Salyangoz başını bir yaprağın altından uzattı. İkisi biraz geriden bakarak onun ince sapın çevresinden dönüşünü izledi.

Suna Teyze yanlarına geldiğinde elinde küçük bir sulama kabı vardı. Lale, fidanın çevresindeki toprağın açık renkli olduğunu fark etti.

“Şu fidanın suya ihtiyacı olabilir mi? Seninle sulasam?”

“Bir bakalım,” dedi Suna Teyze.

Toprağı kontrol etti, sonra gülümsedi.

“Evet, bugün su verebiliriz. Küçük kabı birlikte dolduralım.”

Çeşmenin başında kabı yarısına kadar doldurdular. Suna Teyze bir yanından, Lale öbür yanından tuttu. Fidanın etrafına basmadan, yürüyüş yolunun kenarında durdular. Suna Teyze suyun gideceği küçük toprak çanağını gösterdi. Lale kabı onunla birlikte yavaşça eğdi. İlk su toprağın üstünde biraz bekleyince durdular. Su emildikten sonra yeniden döktüler. Fidanın çevresindeki kuru toprak koyulaştı; su, yoncaların arasına taşmadı.

Lale, fidanı çevreleyen yuvarlak çizgiye baktı. Sonra salyangozun kabuğundaki kıvrımı hatırladı. Başlangıçtan banka varan yolun dümdüz olması gerekmiyordu. Üstelik her çember aynı büyüklükte olmak zorunda da değildi. Kafasında yeni bir şekil belirdi: Otlu köşeye girmeden dönen, küçük çemberlerle kıvrılan bir yol. Tebeşir kutusuna uzanırken kulakları yeniden dikildi.

Önce yürüyüş yolunda birkaç yavaş adımla yeni rotayı denedi. Dönüşün nereden başlayacağını bulunca çemberleri biraz küçülterek çizdi. İpek de sarı tebeşiriyle aralarına güneşler ekledi. İki arkadaş bazen geri çekilip baktı, bazen Suna Teyze’nin verdiği nemli bezle eski bir çizgiyi sildi. Suna Teyze bankın önündeki geçişin açık kaldığını kontrol etti. Böylece oyun oynayanlar da köprüye yürüyenler de rahatça geçebilecekti.

Lale banktaki defteri açtı. Boş sayfaya önce köprüyü ve bankı çizdi. Yeni oyun yolu, otlu köşenin etrafından kıvrılan beyaz bir kurdeleye benzedi. Lale yoncaları da çizince İpek parmağını sayfanın bir yerine koydu.

“Salyangoz burada değil miydi?”

Lale dikkatle baktı. Salyangoz biraz ilerlemiş, fidanın gölgesine yaklaşmıştı.

“Bizim haritamızda onun da yolu olsun,” dedi.

İpek defterin yanındaki kalemlerden birini aldı, incecik bir iz ekledi. İzin üzerine çember çizmediler; iki yol, sayfada birbirine dokunmadan yan yana uzandı.

Sayfanın köşesine mor çiçeği, kanatlarını kapatan kelebeği ve yaprağındaki damlayı eklediler. Lale çizdiklerine bakınca yeşil defterin adını yeniden okudu: Yeşil Patikanın Dostları. Başta bu sözün yalnızca parkta oynayanları anlattığını sanmıştı. Şimdi sayfada arkadaşının yanında yonca da vardı, salyangoz da. Suna Teyze sulama kabını yerine kaldırıp yanlarına oturdu. Defterin kenarını, rüzgâr sayfayı çevirmesin diye tuttu.

İpek ilk çembere geçti.

“Peki, oyunun adı ne?”

Lale defterin kapağını ona çevirdi.

“Bence hazır.”

İpek gülümsedi. Küçük çemberlerden geçerken birinde durup başını yana eğdi.

“Buradan bakınca köprünün gölgesi kocaman bir buluta benziyor.”

Lale onun yanındaki çembere geldi. Gerçekten de oyun alanına bir bulut konmuş gibiydi. Başlangıçta yalnız bitiş çizgisini düşünürken gözünden kaçan şekil, şimdi tam ayaklarının önündeydi.

Son çemberin önünde İpek durdu.

“Baştaki oyuna hiç benzemiyor,” dedi.

Lale yeni yolun kıvrımlarına baktı. Bu kez canı sıkılmadı.

“Hayır,” dedi. “Bunun içinde daha çok şey var.”

İpek sarı tebeşirle bitiş çemberine küçücük bir yaprak çizdi.

Biraz sonra ikisi bankta yan yana oturdu. Suna Teyze defteri aralarına koydu. Lale sayfanın köşesine kendilerini de ekledi; uzun kulaklarını, İpek’in yuvarlak burnunu, Suna Teyze’nin küçük sulama kabını. O sırada salyangoz fidanın serin gölgesine varmıştı. Lale gözlerini çizimden kaldırıp ona baktı. Defterdeki ince yol bitmişti ama yoncaların arasında salyangoz, kendi yoluna sakince devam ediyordu.