Masal Odası
Hayvan Masalları

Kedi Misket ve Yeşil Patika: Yeşil Yaprak Masalı | Hayvan Masalları

Kedi Misket, yeşil patikada yürürken yaprakları eğilmiş küçük bir fidanla karşılaşır. Dikkatle gözlem yapıp ninesiyle birlikte çalışan Misket, fidana yardım etmenin nazik bir yolunu bulur.

5-8 yaş 9 dakika Tarayıcı seslendirmesi
Kedi Misket ve Yeşil Patika: Yeşil Yaprak Masalı | Hayvan Masalları
Tarayıcı seslendirmesi Kedi Misket ve Yeşil Patika: Yeşil Yaprak Masalı | Hayvan Masalları Sırada: Yağmurdan Korkan Küçük Bulut
0:00
Okuma görünümü

Kedi Misket’in doğa sevgisi masalı, ılık bir bahar sabahında, küçük bir evin güneşli bahçesinde başladı. Misket, yeşil patikada yürümeyi, toprağın kokusunu duymayı ve yere düşmüş yaprakların biçimlerini incelemeyi çok severdi.

Misket’in evi, pencerelerinde sarı perdeler bulunan, kiremit çatılı sıcacık bir evdi. Evin önündeki ahşap basamaklardan bahçeye inildiğinde, iki yanı nane, papatya ve çilek yapraklarıyla çevrili dar bir yol görünürdü. Misket bu yola Yeşil Patika adını vermişti.

Her cuma sabahı, Misket ile İnci Nine patikada yavaş bir yürüyüş yapardı. Misket yanına küçük resim defterini alır, hoşuna giden bir yaprağın resmini çizerdi. Yaprakları dallarından koparmazdı. Yere kendiliğinden düşmüş bir yaprak bulursa onu dikkatle inceler, resmini tamamladıktan sonra yeniden ağacın dibine bırakırdı.

O sabah Misket’in küçük bir amacı vardı. Defterindeki boş sayfaya iri, yeşil bir yaprak çizmek istiyordu. Kalemlerini bez çantasına yerleştirdi. İnci Nine de verandadaki mindere oturmuş, bir sepetin içindeki bahçe eldivenlerini düzenliyordu.

“Patikanın sonuna kadar gidip resmimi çizebilir miyim?” diye sordu Misket.

“Elbette,” dedi İnci Nine. “Ben de burada saksılarla ilgileneceğim. Bir şeye ihtiyaç duyarsan seslenmen yeterli.”

Misket, çantasını omzuna takıp patikaya çıktı. Güneş dalların arasından geçiyor, yerde küçük ışık şekilleri oluşturuyordu. Misket her adımda başka bir ayrıntı görüyordu. Bir nane yaprağının kenarındaki ince çizgileri, papatyaların ortasındaki sarı halkaları ve çileklerin yanındaki yeni filizleri inceledi.

Patikanın ortasına geldiğinde yavaşladı. Yolun kenarında, geçen ay İnci Nine ile birlikte diktikleri küçük akçaağaç fidanı duruyordu. Fidanın yaprakları önceki gün dimdik ve parlaktı. Şimdi ise biraz aşağı eğilmişlerdi.

Misket’in neşeli adımları durdu.

“Günaydın, küçük fidan,” dedi usulca. “Yaprakların neden böyle eğildi?”

Fidan elbette konuşmadı. İnce dalları hafif rüzgârla kıpırdadı. Misket önce bir yaprağa yaklaşarak dikkatle baktı. Yaprak hâlâ yeşildi, ama canlı görünmüyordu. Sonra toprağı kokladı. Fidanın çevresindeki toprak, bahçenin diğer yerlerinden daha kuru kokuyordu.

Misket’in içi biraz sıkıldı. Fidanın hemen iyi olmasını istiyordu. Yakındaki büyük sulama kabını tek başına taşımayı düşündü. Fakat kap ağzına kadar doluydu ve Misket’ten büyüktü. Onu çekmeye çalışırsa su bir anda dökülebilir, fidanın çevresindeki yumuşak toprağı dağıtabilirdi.

Misket patilerini yere koyup bir süre düşündü. Acele etmek yerine önce çevreye bakmaya karar verdi.

Bahçedeki yağmur fıçısından gelen ince bir su yolu vardı. Bu sığ yol, az miktardaki suyu sebzelere ve yeni dikilen fidanlara ulaştırıyordu. Misket, su yolunun üzerini gece esen rüzgârın taşıdığı kuru yapraklarla küçük dalların kapattığını fark etti. Su, engelin arkasında minicik bir gölcük oluşturmuştu. Fidanın bulunduğu yere ulaşamıyordu.

Misket kuru yaprakları patisiyle itmeye çalıştı. Üstteki yapraklardan biri kolayca kenara gitti. Ancak altlarında birbirine sıkışmış birkaç ince dal vardı. Misket dalları sertçe çekmedi. Fidanın köklerine ya da su yolunun kenarındaki yeni filizlere zarar vermek istemiyordu.

Başını verandaya doğru çevirip seslendi:

“İnci Nine, buraya gelir misin? Sanırım küçük fidanın suyu yolda kalmış.”

İnci Nine bahçe eldivenlerini alıp patikadan yürüdü. Misket ona eğilmiş yaprakları, kuru toprağı ve tıkanan su yolunu gösterdi.

“Bunların hepsini nasıl fark ettin?” diye sordu İnci Nine.

“Önce yapraklara baktım,” dedi Misket. “Sonra toprağın kuru olduğunu anladım. Suyun izini takip edince de burayı buldum.”

İnci Nine fidanın toprağına dikkatle dokundu. Ardından su yolunu inceledi.

“İyi gözlem yapmışsın,” dedi. “Küçük bahçe küreğini getirirsek dalları çevredeki filizleri ezmeden kaldırabiliriz.”

Misket verandaya koşmadı. Patikadaki çiçeklere basmamak için hızlı ama özenli adımlarla ilerledi. Küçük tahta küreği ve boş yaprak sepetini getirdi.

İnci Nine eldivenlerini taktı. Sıkışan dalları kürekle hafifçe gevşetti. Misket de serbest kalan kuru yaprakları tek tek sepete koydu. Yaprakları çöpe atmadılar. Daha sonra toprağa karışmaları için bahçenin yaprak köşesine götüreceklerdi.

Son dal da kalkınca bekleyen su, ince bir çizgi hâlinde yeniden akmaya başladı. Su yol boyunca ağır ağır ilerledi. Misket, küçük akıntının kıvrımı dönmesini sabırla izledi.

“Geliyor!” dedi sevinçle.

Su, fidanın çevresindeki toprağa ulaştı. Kuru toprak suyu yavaşça içine çekti. İnci Nine, akışın fazla olmadığını kontrol etti. Sonra su yolunun kenarını düzeltti.

Misket, fidanın yapraklarına baktı. Yapraklar hemen doğrulmamıştı.

“Sanırım hâlâ üzgün,” dedi Misket.

“Biraz susuz kaldıysa toparlanması zaman alabilir,” dedi İnci Nine. “Biz gereken yardımı yaptık. Şimdi ona dinlenmesi için süre verelim.”

Misket fidanın yanında kalmak istiyordu. Yine de yapraklara bakıp durmanın onları daha çabuk kaldırmayacağını biliyordu. Resim defterini çıkardı ve fidanın yakınındaki düz taşa oturdu.

Çizecek iri, yeşil bir yaprak ararken yerde kalp biçiminde bir yaprak gördü. Yaprak, geceki rüzgârda yaşlı ıhlamur ağacından düşmüş olmalıydı. Ortası canlı yeşildi. Kenarında ise güneş rengi incecik bir çizgi vardı.

Misket yaprağı iki patisinin arasına aldı. Üzerindeki damarlar, ortadaki kalın çizgiden yanlara doğru uzanıyordu. Yaprağı defterinin yanına koydu ve önce dış biçimini çizdi. Sonra damarları ekledi. Yeşil kalemini kullanırken kenardaki açık sarı çizgiyi de unutmadı.

Resmi bitince sayfanın altına küçük bir fidan çizdi. Fidanın yanına kıvrılarak gelen ince su yolunu da ekledi.

Öğleye doğru İnci Nine, verandaya tarçın kokulu elma dilimleri ve bir tas su getirdi. Misket resmini alıp onun yanına döndü. Birlikte gölgede oturdular. Bahçeden gelen serin toprak kokusu, elmaların tatlı kokusuna karıştı.

Bir süre sonra Misket yeniden fidana bakmak istedi. İkisi Yeşil Patika boyunca yan yana yürüdü. Küçük akçaağacın çevresindeki toprak artık koyu renkteydi. Yapraklarından biri hafifçe yukarı kalkmıştı. Diğerleri de sabahki kadar yorgun görünmüyordu.

Misket derin bir nefes aldı. İçindeki sıkışık duygu yumuşayıp yerini sıcak bir sevince bıraktı.

“Biraz toparlanmış,” dedi.

“Evet,” diye karşılık verdi İnci Nine. “Sen onun neye ihtiyacı olduğunu dikkatle anlamaya çalıştın.”

Misket, çizdiği ıhlamur yaprağını fidanın yanında tuttu. Defterdeki yaprak da sanki güneşe dönmüş gibi parlaktı.

Yerde bulduğu gerçek yaprağı alıp yaşlı ıhlamurun dibine bıraktı. Rüzgâr yaprağın ucunu hafifçe kaldırdı, sonra yeniden yumuşak toprağın üzerine indirdi.

Akşamüstü güneş bahçeyi bal rengine boyarken Misket ile İnci Nine verandaya döndü. Yaprak sepetini bahçenin yaprak köşesine boşalttılar. Küçük küreği temizleyip yerine koydular. Misket de resim defterini pencerenin önündeki masaya bıraktı.

Uyku vakti yaklaşırken pencereden Yeşil Patika’ya baktı. Fidan sessizce duruyor, su yolu ay ışığında ince bir kurdele gibi görünüyordu. Misket, sabah yeniden gidip toprağı kontrol etmeyi düşündü. Fakat şimdi bahçenin dinlenme zamanıydı.

Yumuşak minderine kıvrıldı. O gün aradığı yeşil yaprağın yalnızca güzel bir resmini çizmemişti. Küçük bir yaprağın ne zaman suya, ne zaman zamana ve ne zaman nazik bir yardıma ihtiyaç duyduğunu da fark etmişti.

Dışarıda hafif bir rüzgâr esti. Yeşil Patika’nın yaprakları usulca hışırdadı. Misket gözlerini kapatırken, bahçenin her zamanki sakin sesi sıcak evin içine doldu.