Masal Odası
Hayvan Masalları

Tavşan Lale ve İlk Çiçeğin Haberi

Sonbahar sabahında Tavşan Lale, Ay Patikası’nda bulduğu İlk Çiçeğin Haberi’ni güvenli bir yoldan dostlarına ulaştırır.

5-8 yaş 6 dakika Tarayıcı seslendirmesi

Okuma süresi tahminidir; okuma hızına ve verilen aralara göre değişebilir.

Masalı okumaya geç

Tavşan Lale ve İlk Çiçeğin Haberi
Tarayıcı seslendirmesi Tavşan Lale ve İlk Çiçeğin Haberi
0:00 —
Yeni hız sonraki seslendirme bölümünde uygulanır.
Okuma görünümü

Lale, Ay Patikası’nın gümüş renkli taşları arasında, sarı yapraklardan birinin hafifçe dönüp durduğunu gördü. Sonbahar sabahı serindi; güneş ağaçların arasından ince altın çizgiler bırakıyordu. Tavşan Lale kulağını dikti. Yaprağın altında minik bir tıkırtı vardı.

Yaprağı nazikçe kaldırınca içinden kıvrılmış ince bir gümüş yaprak çıktı. Üzerinde minicik bir çiçek resmi ve kısa bir yazı vardı: İlk Çiçek, Gümüş Çukur’da açtı. Haberi Ay Patikası’nın sonundaki dostlara götür. Lale yazıyı iki kez okudu. İlk Çiçeğin Haberi’ni bulduğu için içi sevinçle doldu. Bu haberin nasıl geldiğini merak etti. Rüzgâr mı taşıdı, yoksa çiçek mi onu Ay Patikası’na göndermişti? Cevabı öğrenmek için yola koyulurken çantasının düğmesini de sıkıca kapattı.

Haberi önce Yosunlu Kök’te yaşayan Kaplumbağa Narin’e, sonra açıklıkta oynayan Serçe Pıtı’ya ve Sincap Mırmır’a anlatmak istedi. Küçük bez çantasını boynuna taktı. Gümüş yaprağı, rüzgârın ulaşamayacağı bir yere, geniş bir kestane yaprağının altına koydu.

Ay Patikası kıvrılarak Sessiz Dere’ye indi. Dere derin değildi, fakat gece yağan yağmur taşları ıslatmıştı. Lale kıyıya gelince bir an durdu. Tam o sırada çantasının ağzından kestane yaprağı sıyrıldı. Gümüş yaprak havada parladı, sonra ince akıntıya kondu. Su onu yosun tutmuş taşlara doğru götürmeye başladı.

Lale’nin ilk düşüncesi hemen atlayıp yaprağı almaktı. Bir ayağını öne uzattı, sonra durdu. Taşlar kaygandı. Lale geri çekilip derin bir nefes aldı.

—Islak taşlara basmayacağım. Önce güvenli bir yol düşüneceğim, dedi.

Yakındaki geniş kökün altında Kaplumbağa Narin dinleniyordu. Lale seslendi:

—Narin, yardım eder misin? İlk Çiçeğin Haberi suya gitti. Ona ulaşmak istiyorum ama dereye atlamak güvenli görünmüyor.

Narin başını yavaşça uzattı.

—Durup düşünmen iyi oldu, Lale. Kıyıda kalalım. Şu uzun, kuru dalı kullanabiliriz. Önce dalın sağlam olduğuna bakalım.

Lale ve Narin, suya en yakın olmayan düz bir yerde durdu. Narin dalın bir ucunu yere bastırdı; Lale diğer ucuyla yaprağın kenarına dokundu. İlk denemede dal kaydı. Lale acele etmedi. Akıntının yönünü izledi. Gümüş yaprak küçük bir taşın yanında yavaşlayınca dalı biraz yana uzattı. Yaprağı itmek yerine kendine doğru çekti. Yaprak kuru kumun üzerine geldi. Lale onu iki geniş yaprak arasına alıp dikkatle kaldırdı.

—Haber ıslandı mı? diye sordu.

Gümüş yaprağın bir köşesinde su damlaları vardı, ama yazı okunuyordu. Narin kökün altındaki kuru yosunu gösterdi. Birlikte yaprağı yosunun üzerine bıraktılar ve beklediler. Lale, beklerken suyun sesini dinledi. Birkaç dakika sonra yaprak kurudu. Yazıyı yeniden okudu: İlk Çiçek, Gümüş Çukur’da açmıştı.

Bu kez patikanın kenarından yürüdüler. Gümüş Çukur’a giden yol sarı ve kızıl yapraklarla örtülüydü. Bir süre sonra ay ışığına benzeyen bir parıltı gördüler. İki taşın arasındaki minicik beyaz çiçek, üzerindeki tek damlayı ışıldatıyordu.

Narin alçak sesle konuştu:

—Demek yolun sonunda seni bekleyen bir sürpriz var.

Lale çiçeğe yaklaşırken adımlarını küçülttü.

Çiçek o kadar küçüktü ki Lale önce onu bir yaprak parçası sandı. Eğilip baktığında ince gövdesinin toprağa sıkıca tutunduğunu gördü. Lale’nin aklına bir düşünce geldi: Çiçeği koparıp arkadaşlarına götürürse herkes onu daha kolay görebilirdi. Patilerini uzattı, sonra gümüş yaprağın arka yüzündeki küçük işareti fark etti. Çiçek resminin yanında şu cümle vardı: Haber paylaşılır, çiçek yerinde kalır.

Lale patilerini geri çekti.

—Seni yerinden almayacağım, dedi çiçeğe. —Haberini olduğu gibi anlatacağım.

Narin gülümsedi.

—Böylece dostların çiçeğin büyüdüğü yeri de görebilir.

Lale, çiçeğe dokunmadan, yere düşmüş üç sarı yaprağı biraz uzağa dizdi. Bu küçük işaret, patikadan gelenlerin yavaşlamasına yardım edecekti. Sonra Narin’le birlikte Ay Patikası’nın sonuna döndüler. Önce Pıtı’ya ve Mırmır’a, sonra yakın yuvalardaki hayvanlara haber verdiler. Lale, suyun kenarında durduğunu, Narin’den yardım istediğini ve güvenli yoldan dolaştıklarını anlattı.

Arkadaşları Gümüş Çukur’a vardığında Lale öne geçmedi. Herkese yavaşça yaklaşmalarını işaret etti. Pıtı kanatlarını sessizce kapattı. Mırmır kuyruğunu çiçeğe değdirmemek için yanına oturdu. Narin, çiçeğin çevresinde boş bir alan bıraktı. Kimse onu koparmadı, kimse üstüne basmadı. İlk Çiçeğin Haberi, o akşam herkesin birlikte baktığı canlı bir güzelliğe dönüştü.

—Gerçekten açmış, diye fısıldadı Pıtı.

—Hem de sonbaharın ortasında, dedi Mırmır.

Lale gümüş yaprağı arkadaşlarına gösterdi. Narin başını salladı.

—Bazen haberin ulaşması için en kısa yol değil, en güvenli yol gerekir, dedi.

Lale, Sessiz Dere’nin ıslak taşlarını hatırlayıp gülümsedi.

Akşam yaklaşırken Ay Patikası’nın taşları ay ışığıyla parlamaya başladı. Lale gümüş yaprağı kuru bir kayanın üzerine bıraktı; böylece rüzgâr onu uçurmayacak, gelenler yazıyı okuyabilecekti. Çiçek, ay ışığında daha da aydınlık görünüyordu. Hayvanlar bir süre sessizce baktıktan sonra yuvalarına döndü.

Lale en son ayrıldı. Gitmeden önce çiçeğe baktı. İnce gövde rüzgârla hafifçe sallandı. Lale, dostlarının haberi duymasından ve çiçeğin yerinde kalmasından memnundu. Sonbahar gecesi Ay Patikası’nı sakin bir örtü gibi kaplarken, İlk Çiçeğin Haberi sabaha kadar gümüş yaprağın üzerinde parladı. Sabah olunca ilk ışıklar çiçeğin üzerine düştü. Lale yuvasından uzaktan baktığında, gümüş yaprağın hâlâ yerinde olduğunu gördü.